Tasavvufta “hiç”, yokluk değil; benliği inceltip hakikate yer açmak demek. Dünyanın gürültüsü arasında içimizde saklı duran o derin sessizliğe açılan bir kapı…
Mevlânâ’nın, Yunus’un, pek çok sufi üstadın en merkezde tuttuğu kavramlardan biri.
Bu sembolün etrafını iki güçlü taş sarıyor; Unakit ve Ametist.
Unakit:
Toprağın bütün tonlarını taşıyan unakite; yeşil epidot, pembe ortoklaz ve kuvarsın doğal birleşimi.
Fiziksel olarak dengeleyici, özellikle de beden-zihin uyumunu düzenleyen bir taş olarak bilinir.
Ruhsal tarafta ise; duygu dalgalanmalarını yumuşatır, köklenme hissi verir, geçmişten taşınan yükleri bırakmayı kolaylaştırır.
Unakite’nin bu yeşil-pembe dokusu, “hiç” kavramının dünyaya köklenen yönünü tamamlıyor: sadelik, denge ve dinginlik.
Ametist:
Morun en derin tonuyla sezgiyi temsil eden ametist; zihni berraklaştıran, odaklanmayı artıran, iç sesle bağlantıyı güçlendiren taşlardan biri.
Aynı zamanda rahatlatıcı etkisiyle bilinir; meditasyonlarda sıkça “zihnin nefesi” olarak anılır.
Reviews
There are no reviews yet.